Ebru Uluğkay 

Görsel Konuşmalar, terapi olarak başladı benim için önce...Tam da ihtiyaç duyulan anda rastlantısal bir çağrı… Hiç tanışılmasa da; farkedebilenlerin, hissedebilenlerin görebildiğini ve görülebildiğini hissetmenin sıcacık ve umut veren dokunuşu…El vermek…Hani Ataların deyimiyle…Teşekkürler Arzu Arbak, hem duyarlılığın hem de öğretilerinle,  verdiğin el için…Sen’den çoğalmak ve Sen’den olabilmek dileğimle...

Görsel Konuşmalar, aidiyet duygusu yaşattı bana. İletişime değer verenlerin, anlamak ve anlatmak için çaba gösterenlerin oluşturduğu bir ortama ait olmak. Yargılanmadan ifade edebileceğini bildiğin özgür bir ortam, bunun getirdiği neşe duygusu ve paylaşım heyecanı, mutluluk…Teşekkürler hem aidiyeti hem özgürlüğü birlikte yaşayabileceğimi hissettiğim katılımcı paydaşlarım ve görsel konuşmaların yaratıcısı.

Yaratıcısının, ben de keyif aldım, ben de öğreniyorum diye dile gelebildiği kendimi ve diğerlerini keşfetmenin, birlikte, etkileşimle değişime yelken açmanın, kendini ifade ederken değişime de girmeye başladığını hissetmenin, paylaşmanın ve birlikte öğrenmenin, birlikte yol almanın çok güzel bir örneği… 

Çok zevk aldığım, çok keyifli bir oyun, heyecan veren bir keşif süreci, serüven…Hep içinde olmak istediğim…

Almila Kuş

"Son bir yıldır tüm dünya kapalı. Bir virüsün esiri olduk.

Paylaşımlarımız, samimiyet, tahammül başka ve acı bir şekle evrilirken Görsel Konuşmalar ki benim için Görsel Haiku’lar anlatılacak bir şeylerim olmasına ve bunları paylaşabileceğim insanları tanımama vesile oldu. 

Çünkü yaşanılan bir şey olmayınca anlatılacak bir şey de olmuyor.

Bu durakta soluk aldım, merak ettim, soru sordum, cevap aradım ve çok keyif aldım.

 

‘’Sözcükler insanı anlaşılır kılamaz

  İnsan sen de olmalı, onları anlamak için ‘’

                                                 Eico

Görsel paylaşımlar ile birbirimizi anlamaya, tanımaya ve çoğalmaya çalıştık ; sanırım anladık da.

Yol devam ediyor. Bu durak ve deneyim için teşekkür ederim sevgili Arzu Arbak….

04/04/2021"

Mahmut Yenici

"SEVGİLİYE, DOSTA, ARKADAŞA

GÖNDERİLEN FOTOĞRAFLAR

 

Görsel konuşmalar etkinliğine 18. dönemde başladım ve üç dönem devam ettim.

Arzu Hocam'la daha önce Korona Günlerinde de Fotoğraf etkinliğinde çalışma fırsatım olmuştu. Çok etkilenmiştim...

Dedim ya sevgiliye gönderilen fotoğraflar

gibi bir yolculuk oldu benim için.

Fotoğrafa karşılık fotoğraf ile cevap verilen bir mektuplaşma biçimiydi bu.

Bazen kelimeler eşlik etti, bazen bir öykü bazen de sadece fotoğraf.

Sayenizde her fotoğrafın bir hikayesi olduğunu ve bu hikayeyi okumanın o fotoğrafı ne kadar anlamlı kıldığını öğrenmeye çalıştım.

Bir fotoğrafa bazen bir saniye, bazen on dakika, bazen günlerce bakarız...

Teşekkürler Arzu hocam. Sizinle iyi ki tekrar çalışma fırsatım oldu. İyi ki karşılaştım sizinle.

Tekrar görüşmek dileğiyle. 😍🤗"

 

A.Nur Türk - Kimyacı, Görsel Bekçi, Gözlemci, Eğitmen

 

“Fotoğraf; benim arka bahçemdir diye tanımlarım. Bazen de fotoğrafla ilişkimi bir günlük gibi, sadece (kendim ile/ kendim) arasında, iç sesim ile oluşturduğum ; sesimin bir sessizliği olarak görürüm. Ama her şey değişebilir ya da zenginleşebilir olgusuna da hep açık olmuşumdur. Tam bu nokta da ARZU ARBAKın ‘’Görsel Konuşmalar’’ diyaloğu ile karşılaştım. Ve öğrenmek, ve görsel diyaloglar, ve hikayeler. Sanırım Berger’in dediği gibi ‘’Gördüğümü kelimelere dökecek bir ses arıyordum’’. 

Arka bahçemde; bana gülümseyen, beni merak eden (ve) benim de hikayelerine ortak olmak istediğim bir yığın ağaç vardı. Arka bahçemin çiçekleri, ağaçları, kuşları, börtü- böcekleri bu görsel diyalog ile adete dile gelmişlerdi. Benim için artık bu oyun bir terapi odasına dönüştü. Bu ikili (mektuplaşma diyorum ben) görsel diyalog ile sessizliğimizi biriktiriyoruz ve oyunun sonunda; baharda tomurcuklarından patlayan çiçekler gibi, görseller/ anlama, anlamlar/ hikayeye, hikayeler/ hayatlara dönmeye başlıyor. Ve bir bakıyorsun ki içinde sessiz kalmış sözcükler, herkesin hikayesine ortak olarak çoğalmaya başlamış. Tam bir terapi. Kendimi bu çoğulluğun, bu rengarenk bahçenin için de büyümüş hissettim. Bu görsel konuşmalar oyununa 3 kez katıldım. Her birinde yeni oyunlarla daha da merakla bekledim mektupları. Bu diyalog süresince tanıdıklarıma, öğrendiklerime, dahil olduğum hikayelere, kendime dahil ettiklerime ve buna vesile olan öncelikle Arzu Arbak hocama ve hikayelerine tanıklık ettiğim tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. 

31/03/2021 “

 

Dilek Metin Sert – Bağımsız Araştırmacı

"Görsel Konuşmalar; fotoğraflar üzerinden oynanan keyifli bir oyun olarak yorumlanabileceği gibi aynı zamanda yaşadığınız anı, mekânı, ilişkide olduğunuz insanları ve nesneleri de daha dikkatli incelemenize olanak sağlayan bir çalışma. Kısacası oldukça zihin açıcı, yaratıcı ve kışkırtıcı. Üstelik sağaltıcı bir tarafı olduğu bile söylenebilir. 

Gelen her fotoğrafla birlikte sizin karşılık olarak gönderdiğiniz fotoğraf, sessiz bir diyaloğun temelini oluşturmakla birlikte kelimelere sığmayacak ya da dile döküldüğünde anlamını yitirecek zengin bir görselliğin dünyasına girmenize de ön ayak oluyor.

Fotoğrafın salt makine tarafından çekilmiş görsel bir obje olmadığına inanların tarafında biri olarak, Görsel Konuşmalar’daki diyaloğunuz boyunca nefes alan bir objektife dönüştüğünüzü deneyimleyeceğinizi düşünüyorum… "

 

Ayşecan Kurtay- Sanatçı

"Mesaj kutuna bir postanın düşmesiyle başlar o sessiz ama sayfalar dolusu açılımı olan

konuşma.

Bir fotoğraf gelecek.
Gelmesiyle hem görsel dil, hem iç ses konuşmaya başlayacak. Bazen fotoğrafı karşına koyacaksın. Bütün öğeleri kaleme kağıda dökülmeye başlayacak. Kelimeler içinde cümleleri çekiştirecek. Kendi kendine doğan bir hikâyenin ya da şiirin; bazen giriş kapısı, çoğu zaman da tam ortasına düşeceksin. Bazen de renkler, renksizlikler, dokular, sadece görsel dil peşinden sürükleyecek.

Birbirine cevap gönderilen fotoğrafların sonu bir teşekkür mesajıyla noktalanacak. İşte önünde bir dizi fotoğraf. İçinde hikayeler, Şiirler, fikirlerle dolu bir defada tüketilemeyecek kadar açılımı olan, kelimelerin, söz lisanının ne kadar sınırlı olduğunu gördüğün bir konuşma.

İşte bu bana heyecan veriyor."

 

İpek Yeğinsü – Küratör, Sanatçı

 

"Görsel Konuşmalar, farklı bakış açılarına sahip ve sanatla ilişkisi  birbirinden farklı düzlemlerde devam eden bireylerin görme biçimleri üzerinden konuştuğu özgür ve özgün bir alan yaratıyor. Algılarımızı zenginleştiren entelektüel bir egzersiz olduğu kadar, öznel ifadeye önyargısız yaklaşımı sayesinde aynı zamanda sağaltıcı bir deneyim. İyi ki parçası olmuşum."

 

 

Füsun Çetinel - Yazar, Yaratıcı Yazı Eğitmeni, Yazar Koçu/ Danışmanı

 

“Arzu Arbak’ın yürüttüğü; Görsel Konuşmalar çalışmasına iki kez pandemi döneminde ve bir kez de öncesinde- Galip Projesi’yle- katıldım.

Her üç çalışmada da, onun başlattığı fotoğraflardaki imgelerle zihnim alışık olmadığı sularda dolaşmanın getirdiği berraklığı yaşadı ve bu da yaratıcı yazma sürecimi çok farklı şekillerde besledi. Metaforik düşüncenin ayrıntılarına odaklanmak, bir sonraki fotoğrafın ne olacağını tahmin etmeye çalışmak ve bir çiçek dürbününe bakar gibi her yeni fotoğrafta farklı semboller keşfetmek gerek sanatla uğraşanlar için, gerekse alışık oldukları hayata farklı bir gözle bakmayı arzulayanlar için bulunmaz bir fırsat. Arbak’ın diğer çalışmalarına katılmayı dört gözle bekliyorum. “ 

 

 

Işıl Güleçyüz – Sanatçı

 

“Arzu Arbak’ın düzenlediği Görsel Konuşmalar çalışmasına, halen devam etmekte olan da dahil olmak üzere 3 kez katıldım.

Ufuk açıcı, eğlenceli, düşündürücü ve sanatla uğraşmayan insanların bile yaratıcı yönlerini ortaya çıkaran bir çalışma. Günlük rutinden çıkarıp nesnelere, olaylara farklı bir biçimde bakmaya yönlendirdiğini düşünüyorum. Ben her seferinde Arzu’dan gelen cevapları heyecanla bekledim. Bazıları tam da beklediğim yerden geldi; dili hemen çözdüm. Bunun yanında, defalarca ters köşeye yatırdığını da itiraf etmeliyim.

Katılımcıların çalışma sonunda bir araya gelip tartışmaları da büyük bir katkı sağlıyor. Nasıl farklı yollara gidilebileceğini, algıda seçiciliği ve sıradan bir insanın nasıl usta bir sanatçı olabileceğini gözlemleyebiliyoruz böylece.”

                                                                       

 

Çiğdem Kabatepe – Sanatçı

 

“Görsel konuşmalar bana çok farklı bir deneyim yaşattı. Anlam arayarak baktıkça,her fotoğrafta farklı hikayeler kurdum,karşıdan gelen fotoğrafta da benzer bir anlam yakaladığımda sözler olmadan konuşmanın düşünceyi başka bir boyuta taşıdığını ,derinleştirdiğini farkettim. Söz olsa üç cümlede bitecek hikayeler görüntülerle derinleşti. Beklediğimden çok farklı görüntüler geldiğinde ise bazen anlaşılamadım diye duvara çarpmış gibi hissettim,bazen de çıkmaz bir sokakta buluverdim kendimi. Ama tümüyle eşsiz bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Süreçten çok keyif aldım. “

 

 

Eda Yiğit – Sözlü Tarihçi

 

“Bütün duyular çalışıyor yetkinliklerine gore kendi aralarında hiyerarsilerini kuruyor. Göz hepsinden kraliçe şu çağda. Birbirimizle fotoğraflarla konuşmayı denerken aslında hiyerarşisine rağmen göze hakkını vermenin bir yolunun deneyiydi yaptığımız. Üzerine Konuşmadığımız ses çıkarmadan iletişim kurduğumuz bir yöntem. Gözlerimiz; anlatmaya muhtaç olduğumuz herşeyin imgesiyle karşılaşıyordu. Karamsar bir şiir gibi iç kanırtan göz göz; bedenin ve coğrafyanın kuytusuna varmak için denedik. Bunun olabileceğini bilmeden yola çıkmak güzeldi. Umarım fotoğraf mektuplarımız surer gider.”

 

 

Simin Girişmen

 

“Bir oyun gibi, sırası belli olmasına belli... de sürprizi kendine içinde saklı. Kaç kere oynarsan oyna her seferinde ayrı bir lezzet, ayrı bir keşif. Her biten seri sonunda yeniden başlamak istiyorsun sanki bir sonrakine yenecekmişsin gibi, halbuki ne kazananı var ne kaybedeni.

Biraz da sohbet gibi. Bir sonraki adım ancak karşındakinden geleceğe göre şekilleniyor. Karşından gelecek ise ayrı bir gizem.

Biraz da aşk gibi bazen bir anda oluyor, bazen de çok zaman alıyor. Bekleyen tarafta bir merak, bir heyecan. Bazen çok iyi anladım, çok iyi anlaşıyoruz zannediyorsun. Sonra bir bakıyorsun gitgide birbirinden uzaklaşıyorsun.

Aslında aynı hayat gibi başkalarıyla paylaşınca zevk alıyorsun, biraz da kendini tanıyorsun.”

           

 

Şule Engin Özbek – Kamuda Yönetici

 

Fotoğrafın anı kaydederek ölümsüzleştirmesinin yanında konuşabildiğini farkettiğim çok başka bir etkinlik  ‘Görsel Konuşmalar’..                                                                                               

Filiz Bayraktaroğlu - Sanatçı

 

“Gönderdiğiniz fotoda bana ilk anda neyi cagristiriyorsa onun cevabına uygun bir foto ile cevap veriyorum...lisanını hiç bilmediğim birinin sana görsel olarak ne ifade ettiğini anlamaya çalışıp cevabında anladığım kadar oluyor.sonra lisanını karşılıklı gorsellerle cozdugunu dusundugunde bir sicaklik duymaya baslarsin...hadi bir sey daha  gosterse de ben de cevap versem diye”

                                                           

Agah Arat - Bilişim / İş Sahibi

 

“Görsel Konuşmalar - Görsel Macera,  size bir fotoğraf gelmesiyle başlıyor. Bu fotoğraf, kalbinizde ve beyninizde bir titreşim yaratıyor;  bazen anlamsız, bazen çok anlamlı hissediyor,  bazen geçmişe, bazen de hayallere doğru gidiyorsunuz.

Bu macerada sizden beklenen ise sizdeki titreşimin oluşturduğu yansımadır. Sizin yansımanız, karşı tarafın kalbini ve beynini titrettiğinde ilk tur tamamlanıyor.

Bu maceranın bence en önemli yanı: Basit bir iletişim hadisesi şeklinde görülmesine rağmen, bilinçaltı mesajlara kadar uzanan, yaratıcılığımızı ve bilgi birikimimizi ortaya çıkaran bir etkileşim olmasıdır.”

 

                                                                                   

Erdem Aksoylu - Hubshu Creative

 

"Görsel konuşmalar çok ilginç bir deneyim oldu benim için. Fotoğrafla konuşurken, gelen fotoğrafın içeriği ile ilgili düşünmek, karşılığında göndereceğim fotoğrafı seçmek için kendi çektiğim fotoğraflara farklı açılardan tekrar bakmak gibi faydaları oldu bana."